Rabbimiz sözün en güzeli olan Kur'an'ın en güzel tefsirini/açıklamasını en tafsilatlı, en doğru şekilde ben yaparım dediği halde, biz Müslümanların ekserisi Kur'an'ın tefsirini ilk önce Kur'an'ın sahibine sormak yerine, sormadık kimse bırakmıyoruz. Bundan dolayı mutlak doğru yerine, herkesin kendisine göre doğruları mutlak doğru kabul edilerek devam edilmektedir. Bu ise bizleri bugünkü keşmekeşin orta yerine getirmiştir. Problemi ilk önce yaratıcısı yerine, kullanıcısına götürmekten imtina ederek, Kur'an'ın Kur'an'la tefsir yöntemi benimsenmedikçe bu durum devam edecektir. 1400 yıllık tecrübe artık bunun kaçınılmaz olduğunu göstermesi için yeterde artar bile. Deneme yanılma yoluyla dahi olsa en doğruya ulaşmak için sıranın Kur’an’a gelmesi gerekmez miydi? Çünkü sürekli aynı deney yapılarak farklı sonuç alınamıyor. Artık ümmetin bunu görmesi kaçınılmazdır…
