Yedioluk’un sarp tepelerinden yükselen bir ışık, yalnızca bir köyün değil, insanlığın ortak vicdanına dokunan bir hikâyeyi aydınlatıyor. Hüseyin Turhal, bu eserde sözlü geleneğin derinliklerinden süzülen anlatıları edebi bir dille harmanlayarak, Ape Aziz Dede’nin izini sürüyor. Kurudere’den başlayıp Şaxmir’in yükseklerinde sonsuzluğa uzanan bu yolculuk; bir inancın, bir ahlakın ve bir duruşun yeryüzündeki karşılığını anlatıyor. Bu roman, mucizelerin büyüsüne kapılmaktan çok, onların ardındaki hakikati sorgulayan bir içsel yolculuğa davet ediyor. Şifa arayanların umudu, barış arayanların sığınağı ve doğruluğu rehber edinenlerin pusulası olan bu anlatı, okuyucuyu kendi vicdanıyla yüzleşmeye çağırıyor. Anadolu’nun kadim topraklarında yankılanan bu ses, geçmişin hatırası değil; bugünün karmaşasında yolunu arayan insan için güçlü bir işaret sunuyor. Ape Aziz Dede: Yedioluk’tan Doğan Işık, yalnızca bir yaşam öyküsü değil; sevginin, dürüstlüğün ve insan olmanın en yalın hâlinin hatırlatılmasıdır. Sayfalar ilerledikçe bir hikâyeden çok, içsel bir uyanışa tanıklık edeceksiniz. Çünkü bazı ışıklar bir kez doğdu mu asla sönmez.