Kırık kalplerin yağmurla birlikte aktığı bir gecede Asya, hayatının en dip noktasına sürüklenirken hiç tanımadığı karanlık bir dünyanın içine savrulur. Yaşadığı acılar, annesinin yok sayan sözleri ve çocukluğundan beri üstünü örttüğü yaralar, onu umutsuz bir sessizliğe hapseder. Tam da o an, kaderi en beklenmedik şekilde değişir: Bir suç örgütünün gölgesinde yaşayan, soğuk bakışlı Zafir ile yolları kesişir. Asya, kendini bir anda tehlike, sır ve kan kokan bir oyunun tam ortasında bulur. Kaçmaya çalıştıkça daha da derine çekildiği bu karanlık dünyanın içinde hem hayatta kalmaya hem de kimsenin anlamadığı yaralarını saklamaya çalışır. Zafir’in acımasızlığı ile zaman zaman beliren merhamet kırıntıları arasındaki gelgitler, ikisini de geri dönüşü olmayan bir çizgiye doğru sürükler. Burası artık sadece bir kaçış hikâyesi değil; güvenin, korkunun, içsel yaraların ve beklenmedik bir çekimin sınandığı bir savaş alanıdır. Asya’nın dünyasında karanlık her zaman kötülük değildir… bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu sığınaktır.
